Taşındım!


16/5/2008 · Kategori: Havadan Sudan

 

Yukarıdaki resme tıklayınca yeni blogumla karşınızda olacağım :)

Yorum (1) Yorum yaz!

HAVUÇLU-PATATESLİ-ETLİ PİLAV


11/5/2008 · Kategori: Pilavlar

 

 

 

Havuçlu-Patatesli-Etli Pilav ya da çakma MAKLUBE!

 

 

Herkese merhabalar!

Bu sabah kardeşimle eşimi havaalanına götürdük.Uçağı 9.30’da idi.Çok şükür inmiş sağ salim aradı.Eve geldiğimizde saat 9.15’ti.Kahvaltı yaptık.Annemle bizar temizlik yaptık ardından kardeşim arkadaşlarına vereceği yemek için alışverişe gitti.Söz konusu 15 kişilik bir maklube partisi olunca annemden ölçüler ve tüyolar alındı. Çok beceriklidir benim kardeşim. 15 kişiye 2.5 kg pirinç ve 1.5 kg etten harika bi maklube yapmış.Tabi diğer malzemeleri miktarını bilmediğimden dolayı yazmıyorum.Annemle ben de evdeki malzemelerle maklube olmasa da havuçlu, patatesli, etli pilav yaptık.Daha doğrusu tıpkı eski günlerde olduğu gibi annem kalem kalem malzeme ve miktarını söyledi ben uyguladım. Son noktayı o koydu…

 

Hemen tarife geçeyim:

 

Havuçlu-Patatesli-Etli Pilav ya da çakma MAKLUBE!

 

2 su bardağı pirinç

4 adet ince havuç

1 adet patates

2 tatlı kaşığı acı biber

2 tatlı kaşığı tuz

200 gr kusu kuşbaşı

3 yemek kaşığı tereyağ ( et yağlı olduğundan)

 

Hazırlanışı;

 

Öncelikle kuşbaşını daha minik parcalara ayrıp tencereye kısık eteşe koyun.Onlar pişerken üzerine hafif tuz ekleyin.Çok az. Pişince, yarım ay şeklinde doğranmış havucu ve küp küp doğranı patatesi ilave edin.Bu arada pirinci yıkayıp ılık suya koyun.Patatesli, havuçlu ve etli karışımın üzerine yarım çay bardağı sıcak su ilave edin.Pirinci yıkayıp karışımın üzerine dökün.Tereyağı ekleyin.Tuzunu ve biberini ilave edin.Acı sevmeyenler  biber koymayabilirler.Biraz kavurduktan sonra 3 buçuk su bardağı sıcak su dökün.Kısık ateşte pişirin.Afiyet olsun…

Sevgili kardeşimin de daveti çok güzel geçmiş.Arkadaşlarını en güzel şeklide ağırlamış, e yorulmuş haliyle.Maşallah 10 parmağında 10larca marifet var keratanın J

Yorum (6) Yorum yaz!

AYRAN ÇORBASI


11/5/2008 · Kategori: Corbalar

YÖRESEL LEZZETLER 1- ÇORBALAR

AYRAN ÇORBASI- ERZURUM

 

 

        Merhabalar! Öncelikle annelerimizin ve anne adaylarının anneler gününü en içten dileklerimle kutlarım.Anne olmak isteyenlere ise  Allah en kısa zamanda hayırlısıyla anne olmayı nasip etsin!Sevgili Ayşegül Yöresel Lezzetler 1-Çorbalar etkinliğine ev sahipliği yapıyormuş.Ben de bizim meşhur ayran çorbası( yoğurt çorbası) tarifimle katılayım dedim.

Ayşegül'e kolaylıklar diliyorum...

 

Gelelim tarife…

 

Ayran çorbası:

Malzemeler:

1 su bardağı aşurelik buğday

1 kase yoğurt

1 yemek kaşığı un

1 kuru soğan

2 yemek kaşığı tereyağı

Bir tutam aşotu ( Erzurum’da bulunan bir ot.Bazı yörelerde tohumu kişniş olarak bulunur.Erzurumlular bu otu sırf kışın bu çorbada kullanmak için yazdan salamura yaparlar.Sonra da bütün kış neredeyse her gün J afiyetle içerler.Bana da sevgili yengem yapmıştı.)

Arzuya göre minik minik köfteler (daha önceden tuz, karabiber ve kuru ekmek ile yoğrulup fındık büyüklüğünde yapıp yapışmayacak şeklide buzluğa koyup oradan kullanabilirsiniz) 

 

Yapılışı:

 

  1. Öncelikle aşurelik buğdayı bir gece önceden yıkayıp üzerini 3-4 parmak geçecek kadar suda bir taşım kaynatıp ertesi güne kadar o kapta bekletin.
  2.  Bir kase yoğurdun içine bir kaşık un koyalım.Blendırdan geçirelim.Tamamen pürüzsüz oluncaya kadar çırpalım.
  3. Aşurelik buğdayın içine  bir bardak su ekleyip kaynamaya bırakalım.
  4. O kaynamaya başlayınca önce köfteleri atın.
  5. Ayrı bir yerde soğanı yemeklik doğrayıp tereyağıyla kavurun.
  6. Onlar pişince yavaş yavaş yoğurt ve unlu karışımı dökün.
  7. Karıştırmaya başlayın.Tamamen kaynamaya başlayınca kıvamını kontrol edin.Çok sıvı ya da çok katı olmamalı. Özellikle çok katı olmamasına özen gösterin çünkü soğuyunca tamamen katılaşıyor.
  8. Aşotunu yıkayıp çorbaya ekleyelim.
  9. Ardından soğanlı karışımı isterseniz tabaklara  paylaştırın isterseniz tencereye ilave edin. 

 

Not: Eğer aşotu bulamazsanız bu çorbayı yapmamazlık etmeyin.Kuru nane ile de yapabilirsiniz..Tuzunu en son ilave edin.

 

Afiyet olsun…

 

 

 

Yorum (4) Yorum yaz!

Muzlu Frambuazlı Pasta


2/5/2008 · Kategori: TATLILAR

        

Pandispanya için Malzemeler:

5 yumurta

5 fincan şeker(kahve fincanı)

5 fincan un

1 fincan su

Bir limon kabuğu rendesi

Bir paket kabartma tozu

 

İç kreması için malzemeler:

Yarım litre süt

Bir su bardağından bir parmak eksik toz şeker

Üç kaşık un

Bir yumurta

50 gram margarin yada tereyağı

 

 

Üst Kreması için:

Bir paket krem şanti

Bir paket beyaz çikolata.

 

Muz,Frambuaz,süslemeler için file badem kırık fıstık,Hindistan cevizi.

 

 

 

Yapılışı:

Keki için: yumurtalar önce sade bir şekilde 10 dk. çırpılır. Sonra şeker eklenip 10-15 dk daha çırpılır.(Çırpmaktan sıkılmayın daha güzel kekiniz olur).Eleyerek  unu da ekleyelim.Ben kabartma tozunu da unla eledim.limon kabuğu rendesini de koyup uygun bir kelepçeli kalıba döküyoruz.Benim kelepçeli kalıbım olmadığı için büyük boy yuvarlak borcam kullandım. Misafirimde kalabalık olduğu için pastanın büyük olması gerekiyordu.Büyük de oldu J .Borcamın altını önce yağlayıp sonra unlamayı unutmayalım .Kek fırında 150 derecede pişerken kremaya gecelim…

 Bütün krema malzemeleri karıştırılıp kısık ateşte karıştırılarak pişirilir.kaynayınca margarini yada tereyağını ekleyip topak topak olduysa blenderdan geçirip soğumaya bırakalım.pişen Keki enine ikiye bölüp her iki parçasını da sütle ıslatalım.alt parçaya kremanın yarısını sürelim.Doğradığımız muz çilek frambuaz gibi meyveleri yayalım.bolca yeşil fıstık koyalım hem kesince yeşil yeşil çok hoş görünüyor hem de çok lezzetli oluyor.Kremanın kalan kısmını Üst parçaya sürelim.(Bu iç malzemenin servis esnasında dağılmamasını sağlar.) Üst parçayı dikkatlice kapatalım.Şantiyi  tarife uygun hazırlayalım.Benmari usulü erittiğimiz beyaz çikolatayı şantiye ekleyelim.Enfes bir krema tadı elde etmiş oluyoruz.pastamızın her yerini kaplayalım.Üzerine bolca Hindistan cevizi serpiştirip,zevkimize göre süsleyelim,Servis aşamasında (yok canım bu pasta hazır diyenlere :-hayır ya gerçekten ben yaptım .) diye ikna edip afiyetle yiyelim….

Not: yaklaşık 20-25 kişiye yetecek pastaydı 13-15 kişi ikişer dilimden anında bitti J

 

 

Yorum (13) Yorum yaz!

OKULDA ZİYAFET VAR!


1/5/2008 · Kategori: Zeytinyaglilar

 

Dün okulda toplantıdayken arkadaşımla aklımıza “yarın okulda patates salatası yapma fikri” geldi. Güya ben patatesi haşlayıp getirecektim.Nilay da salatalık malzemeleri iyice yıkayıp getirecekti.Annemlerde o akşam çok fazla misafirin olması ve mutfaktan çok yorgun çıkışım maalesef patates haşlayamamama neden oldu. Ama bizim Nilay salatalık malzemelerini getirmişti sağolsun.Böcekli möcekli idare ettik artık J Tabi öğle arasına kadar yapsak mi, yapmasak mi, nerden patates bulacağız gibi sorular beynimizi kurcalarken birden yemekhaneden isteme fikri ni benimsedik. Kurban olarak da ben seçilmiştim.Yemekhane müdür yard. kuzenim olur. Aradım 6-7 tane patates gönderir misiniz dedim. Allah razı olsun 6 (ALTI) tane nur topu gibi patatesimiz oldu.Sıra bunların haşlanmasındaydı. Elif sağolsun kreşte haşadı. Nilay’ın getirdiği böcekli marullar (!) Berna tarafından temiz hale getirildi. Eldivenler giyildi.Patatesler soyuldu. Nilay tarafından yine yemekhaneden limon ve zeytinyağı getirildi. Bir güzel karıştırılıp öğlen yemeği niyetine afiyetle yenildi.Tam o sırada odanın telefonu çaldı. Kimdir acaba diyerek merakla bakarken arayanın sevgili eşim olduğu öğrenildi….Bu sınırlı şartlarda yapılan salatanın ne kadar da lezzetli olduğu konuşuldu.Yapımda ve yayında emeği geçen herkese tekrar tekrar teşekkür edildi.Odamızda “yok canım ben ne yaptım ki” nidaları yükseldi…

Ertesi gün için Berna bizlere kısır yapacağından bahsetti.

 

Gelelim bu güne…

 

Sevgili Berna Antep gelini olduğu için ve eşi ondan ara sıra yağlı köfte, mercimek köftesi istediği için midir bilinmez evdeki kısırlık ince bulgurun dibine darı eker gibi olmuş. Yani anlayacağınız yemekhaneden istekte bulunduk.Allahtan yine evde varmış da sadece onların gönderdiğine kalmadık.Yoksa bugün yaşadığımız zeytinyağı krizine benzerdi.Bi kere ben istedim zeytinyağı.O kadar az verdiler ki ustalar :P tekrar yukarı yemekhaneden başka bi arkadaşa istettim.4.dersin sonuna doğru bi ara gelip bulguru ısladım. Öğrencileri yemekhaneye götürüp gelinceye kadar bi geldim ki ooo bizimki yoğurmaya başlamış bile.Velhasılıkelam, mazlemelerin güzelliği ve yapan ellerin hüneri ile okul şartlarında, evinizde yiyebileceğinizden çok daha lezzetli bir kısır yaptık.

Bu arada bu sefer salatalık malzemeleri böcekli değildi. Sevgili Berna sirekli suda bekletmiş. Valla ellerine sağlık arkadaşım. Bizi böyle şeylere alıştırma.Tam da bugün diyet yapmaya karar vermiştim J

 

 

Kısır malzemeleri göz kararı şöyle:

 

4 su badağı ince bulgur

bulguru ıslatabilecek kadr sıcak su

domates salçası, biber salçası

nane

tuz

marul

maydanoz

salatalık

domates (bizde yoktu)

1 su bardağı zeytinyağı

 

Bulguru ıslayıp biraz şişmesini beklerken salatalık malzemelerini doğrayın.Bulgura salçayı, tuzu, naneyi koyup biraz yoğurun.Ardından yağ, limon ve tüm malzemeyle karıştırın.Afiyet olsun…

 

 

 

Yorum (2) Yorum yaz!

Kadayıf


27/4/2008 · Kategori: TATLILAR

“PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 22”

 

 

Sevgili Fatoş'un ev sahipliği yaptığı etkinliğe Kadayıf tarifiyle katlıyorum.Sevgiler arkadaşım :)

Selamlar, verdiğim sözde duramadım çünkü çok halsiz bir çekilde uyuyakalmışım.Garip bi grip olmuşum.Alerjik desem alerjik değil, grip desem o hiç değil..Velhasıl ne olduğunu anlayamadığım hapşuruk, öksürük ve onu takip eden durumlar geçti hayatımdan iki günlüğüne.Allahtan çok kalmadı zira kendilerini pek hazetmem.Hapşuruk benim sabahları dostumdur ama işin içine vücut yorgunluğu ve kas ağrıları girince durum dayanılmaz oldu.23 Nisan Çarşamba günü ablamların bahçesine gittik.Yiğenler ablalar  hep beraberdik.Biraz yemek çay derken bizimkiler tutturdu Safiye teyze lütfen yakar top oynayalım.Bir kaç kez yok mok desem de Aybik bu ısrarcıların başında gelince mecbur kalktım kolları sıvadım.bir kaç el top oynadık mahallede! Eve geldiğimde biraz yorgunluk vardı ama ertesi güne bu kadar yorgun olacağımı bilseydim vallahi oynamazdım..Velhasıl tatil olan 24 Nisan günümü de bir vesile ile yine dışarıda ve soğuk bir havada geçirdim.Kaldı bana; “hapşuruk, oksürük, ay of , anne ya her yerim ağırıyor” nidaları…

 

Gelelim geçen hafta ablamlara giderken annemle yaptığımız tepsi kadayıf, benim küçükken kullandığım ve hala daha yaşa-tıl-makta olan tabirimle KARE KADAYIF;

 

Malzelemer:

 

750 gr tel kadayıf

3 su bardağı şeker

6 su bardağı su

350 gr ceviz içi ( dövülmüş)

250 gr tere yağı+bir su bardağı sıvı yağ (mısırözü)

 

Şeker ve suyu bir tencereye koyun kaynamaya bırakın.

Kadayıfı bir tepsinin içinde tel tel ayırıp,  yarısını yuvarlak tepsiye döşeyin.Kalın bir parça kalmamasına dikkat edin.Mümkün olduğu kadar kadayıf taze olsun eğer taze olmazsa kalın parçalar kalır ve güzel olmazz..Bir kat kadayıfın üzerine dövülmüş cevizi serpin.Üzerine diğer kat kadayıfı aynı şekilde ince ince açarak serin.Ellerinizle resimde de (canım annemin elleri)görüldüğü üzre tepsinin üzerine bastırın. Daha sonra ise tepsinin üzerine çapı kadayıf tepsisinden daha küçük olan bir tepsinin alt tarafıyla baskı uygulayın. Fakat bu işlemi es geçmeyin aksi takdirde kadayıfınız resimdeki gibi olmazJ

Tereyağını eritin kadayıfın üzerine gezdirin.İşte şimdi asıl maharet gerektiren kısma geçtik.Tepsini ocağın üzerine alın ocağın bütün gözelerini yakın.( Büyük gözleri

orta hararete getirin) Tepsiyi elinizde döndürerek altını da kalın bir bıçak yardımıyla ara sıra kontrol ederek pişirin.Pişince sira değer tarafa geldi demektir.Tepsideki kadayıf ilk halinden oldukça küçük duruma gelmiştir, pişmenin etkisiyle daha da küçülecektir.Bu sizi endişelendirmesin.Tepsiyi yuvarlak bir çay tepsisinin arkasına yavaşça aktarın.Daha sonra pişmemiş taraf alta gelecek şekilde tepsiye yeniden koyun.Bıçak yardımıyla diğer tarafı da pişirin.Şerbet ve kadayıf ılıkken kızaran kadayıfın üzerine şerbeti dökün.Afiyet olsun!

 

 

 

 

 

 

Yorum (10) Yorum yaz!

Bengisu'da İlk Yemek


26/4/2008 ·

 

Geçen hafta pazar günü ablamlara davetleyidik.Daha doğrusu akşamından yarın size geleceğiz, balık alacağız demiştik. Eniştemin ricasıyla da tepsi kadayıf yaptık.

Akşam üzeri kadayıf ve biraz muhabbetle geleceğim...

Yorum (1) Yorum yaz!

Laleler Ayrılık ve Sobe!


14/4/2008 · Kategori: Havadan Sudan

 

 

 

 

Eşimi askere uğurladık.Bu, ayrılığımızın 4.gecesi olacak. Teslim olduktan sonra ilk defa bugün aradı.Hem de iki kere.Kıbrıs’a gönderiyorlarmış oradaki herkesi 28 gün sonra.9 Mayıs’ta gelecekmiş.Buradan Kıbırs’a gidecekmiş.Elimden dua etmektan başka bir şey gelmiyor…Allah’a emanet ettim onu.Allah iyilerle karşılaşırsın her zaman her yerde..Beşinci boyuttaki Salih ve dede her zaman yardımına gitsin inşallah…

Geçtiğimiz cumartesi okuldan arkadaşlarla Emirgan korusuna gittik.Laleler çok harikaydı..Açık büfe kahvaltı ardından Topkapı Sarayı’nı ziyaret ettik.Ayrılığımızın ilk sabahını açık havada güzel bir ortamda geçirdim.

Gelelim sobe cevaplarına… Sevgili Tuğbacım  beni sobelemiş ..Bana da daha fazla bekletmeden cevap vermek düşer.Buyrun bakalım…

 

A: Asker, ayrlık

B:Bilgisayar (olmazsa olmazım)

C: Ceviz (omega 3 kaynağım)

Ç: Çikolata!( bugün çok yedim)

D: Deniz (bakmaktan ve yüzmekten zevk aldığım)

E: Esra ablam Eymen’in annesi

F:Fırın az evvel kek pişirdim

G:Gazete her sabah okuduğum

H:Hamsili pilav( 3A sınıfında bi öğrenci var Karadenizli, Onu severken kullandığım tabir)

I:Issız, sessiz bir yer

İ: İnşaallah( çok sık kullandığım bir kelime)

J: Jest ve mimikler ( bazen kontrol edemeyebiliyorum J)

K: Kereviz ( yoğurlu salatasını çok severim)

L: Lale  (lale devri çocuklarıyız biz zamanımız geçmiş, aşk şarabından kim bilir en son hangi şanslı içmiş..)

M: Manisa; bizi ayıran şehir L

N: Ney ( sesi ruhumu okuşuyor)

O: Okul, Okumak, anlamak çok önemli

Ö: Ölümsüzlik İksiri (en son okuduğum kitap)

P: Papatya (En son Topkapı Sarayı’nın bahçesinde gördüm)

S: Safiye,Sevgi,Suat

Ş: Şişman Rambo J

T: Tarhana çorbası (kayınvalidem yapar bayılarak içeriz)

U: Uzun ince bir yoldayımm….Gidiyorum gündüz gece….

Ü: Üzüm, olsa da yesek sevdiğim yaz meyvesi

V: Valiz( az önce evimden bi valiz daha getirdim anneme)

Z: Zeytin yağlı yiyemem amannn.Basma da fistan giyemem aman, basmada fistan giyemem aman…

 

Yorum (6) Yorum yaz!

Kurufasulye Piyazı


2/4/2008 · Kategori: Zeytinyaglilar

 

     

        Eşim kuru fasulyeyi çok sever. Geçen hafta sonu kuru fasulye yapacaktım fakat buzluktan kıyma çıkarmış oldum. Ben de köfte yanında piyaz yapmayı uygun buldum.İlk defa yaptım ama inanılmaz güzel oldu.Hani İstanbul’da meşhur bir köfteci vardır ya onun köfteleri kadar güzel köfteler, yine orada yediğimiz piyaz kadar güzel bi piyaz yaptım.Ellerime sağlık.Deneyenlerde bağımlılık yapabilir. Ben de olduğu gibi her hafta yapılma ihtiyacı hissedilebilir.Şimdiden uyarması.

Bu arada geçen hafta Ahmet Eymen gitti.E malum babası özlemiştir artık.6  kg olmuş bebeğim benim.. Çok şeker.Buradan Özbek ailesine kucak dolusu sevgiler gönderiyorum J

Fenerbahçe de yarı finale çıktı çok şükür.Bizim müfettişlerde aşırı memnun ayrıldılar ne diyelim artık…Bundan iyisi Şam’da kayısı J)

 

Gelelim tarife;

 

Malzemeler:

 

1 su bardağı kuru fasulye ( kuru haldeyken)

1 tane kuru soğan  tercihen kırmızı

Yarım demet maydanoz

1 çay kaşığı pul biber ( isteğe göre azaltılıp çoğaltılabilir)

5 yemek kaşığı zeytinyağı,tuz

1 limonun suyu

 

Hazırlanışı:

 

Kuru fasulye haşlanır

Soğanlar piyazlık ( yarım ay şeklinde) doğranır

Maydanoz doğranır

Zeytinyağı limon ve tuzla sos hazırlanır tüm malzeme karıştırılarak servis yapılır..Afiyet olsun bol proteinli bir tarif…

 

Şimdi uyumalıyım yarın sabah derse geç kalmamak için…

 

 

Yorum (6) Yorum yaz!

Nilaycım Hoşgeldin!


31/3/2008 · Kategori: Masa Goruntuleri

   

Bir süreden beri izinde olan arkadaşımız Nilay bugün aramıza döndü.Kendisine  Hoşgeldin diyoruz.Bu güzel masa da izninin son günlerinden bizlere yadigar..Çok tatlı bi oğluşu var Nilay'ın...Allah hayırlı evlat etsin...

Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »